Lütfen bekleyin..



Adolesan Gebelik

Erken Yaştaki Gebeliklerin Nedenleri, Sonuçları ve Önlemler...

Türkiye genç nüfusa sahip bir ülkedir. 10-24 yaş grubu ülke nüfusunun %25’ini oluşturmaktadır.
Adolesan doğurganlık, sağlık ve sosyal sonuçları dikkate alındığında önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Adolesan anneliğin, demografik ve sosyal açıdan birçok olumsuz etkisi söz konudur. Erken yaşta çocuk sahibi olan annelerin çocukları yüksek derecede hastalık ve ölüm riski taşımaktadırlar. İlk adetten hemen sonra gebe kalanlarda ve 16 yaş altı gebelerde pelvik yapıyla ilgili sorunlar olabilir. Adolesan annelerin, özellikle de 18 yaşından genç olanların, daha ileri yaşlarda anne olan kadınlara göre, düşük veya ölü doğum yapmaları veya anne ölümlülüğü riskine maruz kalmaları daha olasıdır. 18 yaş altında yaşayan gebeliklerde anne ölüm hızı, daha ileri yaşta olan gebeliklere göre 2-3 kez daha yüksektir. Dört milyon adolesan kadın isteyerek düşük yapmaktadır. Genç kadınlarda isteyerek yapılan düşüklerde pelvik enfeksiyonlar, infertilite ve hatta ölüm riski daha yüksektir. Ayrıca, kadınların adolesan dönemde anne olmasının kadının eğitimine devam edememesi ve iş imkânlarından faydalanamaması gibi başka olumsuz sonuçları da bulunmaktadır.
Dünya genelinde adolesan doğum hızı 1990 yılında binde 60 iken  2007’de binde 48’e düşmüştür. Bu düşüşe paralel olarak ülkemizde de adölesan doğurganlık düzeyinde önemli bir azalma gözlenmektedir. Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması (TNSA) 2008’de hesaplanan yaşa özel doğurganlık hızlarına bakıldığında 15-19 yaş için doğurganlık hızının yıllar içinde sürekli gerilediği görülmektedir. TNSA-2003’te adolesan dönemde bulunan kadınların yüzde 8’i doğurganlığa başlamışken, TNSA-2008’de bu oran yüzde 6 düzeyine gerilemiştir. Bununla birlikte rakamlar hâlâ yüksektir.
Ülkemizde adolesan ve erken gebelikler genellikle evlilik içinde yaşanmaktadır. Bu da dikkati erken evliliklere odaklamaktadır. İlk doğumda anne yaşı, anne ve çocuğun sağlığı ve kadının ve bebeğin yaşam kalitesi açısından olduğu kadar genel doğurganlık düzeyi için de önemli bir belirleyicidir. Erken yaşta evlenen kadınlar, özellikle de gebeliği önleyici yöntem kullanımının çok az olduğu veya hiç olmadığı durumlarda, adolesan gebelik riski altında bulunmaktadır.
Türkiye’de yasal asgari evlenme yaşı, 2002 yılı öncesindeki Medeni Kanun’a göre kadınlar için 15 idi. 2002 yılında Medeni Kanun’da toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde yapılan düzenlemeler ile ebeveynlerin onayı ile asgari evlenme yaşı hem erkekler hem de kadınlar için 17 olarak değiştirilmiştir. 15-19 yaş evliliklerin 1998 yılındaki oranı %15,2 iken, TNSA-2008 de bu oranın 9,6’ya gerilediği görülmüştür. Ancak bu yasal düzenlemelere rağmen resmi olmayan yollar ile yasal olarak belirlenen yaşlardan önce evlenenlere halen rastlanmaktadır. TNSA 2008 sonuçlarına göre 16 yaşındaki kadınların yüzde 3,8’inin evli olduğu görülmektedir.
Dengeli beslenme, multivitamin desteği, kalsiyum desteği, demir ve folik asit preperatları adolesan gebeliklerde önemlidir.
Kız çocuklarının okullaşmasının arttırılmasının yanı sıra toplum bilinci ve farkındalığının arttırılması da erken evlilik ve gebelik sorununa çözüm olma noktasında çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda evlilik öncesi danışmanlıkta erken evlilik yapan çiftlere adolesan gebeliklerde yaşanabilecek riskler hakkında bilgilendirme ve danışmanlık hizmeti sunmak anne ve çocuk sağlığının korunması açısından çok önemli bir adımdır.
“Evlilik Öncesi Muayene ve Danışmanlık Rehberi ” T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, 914, Ankara

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
KADIN SAĞLIĞI Kategorisindeki Diğer Haberler
Kısa adı PMS (Premenstural Sendrom) adet öncesi sendromu. Kadınların ruh sa..
MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR! Meme Kanseri, Kanser, Meme k..
Vajinismus nedir tedavisi, vajinismus belirtileri, vajinismus nedir belirti..


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=