Lütfen bekleyin..



Epidermolizis Bülloza Nedir? Epidermolizis Bülloza Tedavisi Var mıdır?

Epidermolizis Bülloza Nedir? Epidermolizis Bülloza Tedavisi Var mıdır? Epidermolizis Bülloza Hakkında Bilgiler...

Epidermolizis Bülloza
Epidermolizis bülloza (Epidermolysis bullosa - EB) deride ve mukozalarda (ağız içi, genital bölge, anal bölge, göz, burun, nefes yolu, yutak yolu) içi su dolu kabarcıklar (bül) gelişimi olan bir hastalıktır. Genellikle büller bu bölgelere uygulanan mekanik bir etki (bası, çarpma ve benzeri olaylar) sonrası gelişir. Genetik (irsi) bir hastalıktır. Hastalık deriyi deri altına bağlayan yapıları oluşturan liflerdeki maddelerin bazılarının eksik yapılmasına bağlı gelişir. Bu bağlar çok hafif bir darbe ile kopar ve deri altında oluşan boşluğa çevre dokulardan sıvı sızarak bül gelişimine neden olur. Hastalık irsi
olup; hayat boyu sürecektir ve halen kalıcı bir tedavi bulunamamıştır.
Hastalık üç ayrı ana gruba ayrılmaktadır:
1- Epidermolizis Bülloza Simpleks (Basit): Deri ayrışması daha yüzeysel olur.
2- (Bileşke Yerinde) Jonksiyonel Epidermolizis Bülloza: Deri ayrışması üst deri ile alt deri birleşme yerinde olur.
3- Distrofik (Kusur Bırakan) Epidermolizis Bülloza: Deri ayrışması üst derinin altında alt deri içinde olur ve bu nedenle yaralar derin olur ve iz bırakırlar.
Hastalığın Görülme Sıklığı:
Her yeni doğan 1 milyon bebek arasında 7 ile 50 arasında değişen sayılarda epidermolizis büllozalı bebek dünyaya gelmektedir. Türkiye’de istatistik bilgi mevcut olmayıp; tahmini rakam 2000-3000 epidermolizis büllozalı hasta olduğudur.
Hastalığın Etkileri:
Hastalık doğumda veya kısa bir süre sonra belirtilerini gösterebilir. Basit formda nadiren belirtiler ileri dönemlerde gelişebilmektedir. Bebeklik dönemi en zor dönemlerden biridir. Yaygın büller ve bunların açılması ile oluşan yaralar enfeksiyon riski taşır. Bu dönemde enfeksiyonlar hızla yayılıp kana geçebilir (sepsis) ve ölüme neden olabilir.Yaygın hastalık varsa bu risk daha yüksektir. Özellikle Jonksiyonel EB de ilk yıl içinde hastanın ölüm riski çok yüksektir. Bu dönemi geçiren ve çocukluk çağına ulaşan hastalarda deri kanserleri gelişebilmekte ve bunlar hayatı tehdit edici olabilmektedir.
Hastalığın genel görünümü ve gelişebilecek klinik tablolar:
Büllerin başlama yaşı, büyüklüğü, sıklığı, yerleşim yerleri, hastalığı uyaran faktörler, erken tanı konulması, erken tedavi ve korunma, hastanın ağrı ve kaşıntısının tedavisi ve hasta ailelerinin eğitimi ve desteklenmesi hastalık gelişimini ve hastanın ileriki dönemlerdeki kliniği etkileyen en önemli değiştirilebilir faktörler arasında yer almaktadır. Mukozaların tutulmuş olma ihtimali vardır. Ağız içi mukozası tutulması beslenme güçlüğü yaratabilir. Yemek borusu tutulması halinde yutma problemleri yaşanabilir. Solunum yolarının tutulması solunum problemi oluşturabilir ve akciğer enfeksiyonları riskini artırır. Şiddetli olgularda
çocuğun büyüme ve gelişmesi engellenebilir. Gözdeki bül gelişimi göz kapaklarında yapışıklıklara ve enfeksiyonlara yol açabilir. Genital ve anal bölgede bül gelişimi yapışıklıklara yol açarak idrar ve dışkılama zorluklarına yol açabilir.
Büllerin iyileşme süreci hastalık tiplerine göre değişmektedir.
*Basit formda büller açılıp üzeri kabuklanabilir. Bu formda mekanik zedelenme ile bül gelişimi çok belirgindir. Bu nedenle olgularda en çok bül el ve ayaklarda gelişir. Bu hastalarda el ve ayaklarda aşırı terleme görülebilir.
*Daha derin olan (jonksiyonel) büller bir süre gergin kalıp açılmaz ve basmakla çevredeki sağlam deriye genişlerler. Bu büllerin iyileşme yerlerinde ki deri daha zayıf ve incedir. Bu hastalarda büller daha çok ağız, burun, göz çevresinde geliştiği görülür. Yara iyileşme alanları kabarık (hipertrofik) olabilir. Göz korneası, konjonktivası (göz kapağı içi), solunum yolları, ağız içi, yutak, yemek borusu, anal bölge, dış idrar yollarında da bül gelişimi  olabilir. Ses tellerine yakın bül gelişimi ile ağlama sesi kalın-kaba olabilir. Aynı zamanda öksürük, solunum güçlükleri oluşabilir.
*Distrofik (derin) büllü EB doğumda ve ya ilk yıl içinde gelişir. El ve ayaklarda bül gelişimi sık olur. Büller sert ve gergin olur. Bazen büllerin içindeki sıvı kanlı olabilir. İyileşme geç ve iz bırakarak olur. İyileşme alanlarında tıp dilinde “milia” denilen küçük toplu iğne başı büyüklüğünde çok sayıda beyaz el ile hissedilebilen kabartılar görülebilir. Ağız dışındaki mukozalar (burun, göz, soluk borusu, yemek borusu) hastalıktan nadir ve az etkilenir. Bu hastalık tırnakları etkileyebilir ve tırnak kaybı olabilir. Saçlı kafa derisinde çıkan büller iyileşirken yara bölgesinde saçlar çıkmayabilir. Dişlerde gelişim zorlukları ve çürümeler daha sık olabilir.
Hastanın irsi bozukluğunun saptanması :
Hastadan ve birinci derece hasta yakınlarından kan örnekleri alınarak yapılır. Tetkik sonucunda hastalığın irsi olup olmadığı, hangi çocukların hastalığı taşıdığı, anne veya babada hastalığın genlerinin varlığı, ileriki doğumlarda hastalıklı çocuk olma ihtimali ortaya konur..
Doğum öncesi tanı :
İrsi bozukluk saptandıktan sonra tekrar hamile kalınması halinde hamileliğin ilk iki ayı içinde (9. haftada) rahim içinden alınacak örneklerle doğacak çocuğun hasta olup olmadığı anlaşılabilir. Hastalıklı bebek varlığı halinde, ailenin isteği doğrultusunda tıbbi yollarla düşük yaptırılabilir.
Tedavi:
Yara bakımı :
Yaralar temiz olmalı ve yara içinde yabancı madde (iplik, toz, krem artığı, sabun artığı, bitkisel artıklar vs) olmamalıdır. Yaraların iyileşmesi hastanın beslenme durumu ile yakından ilgilidir. Hastanın yaşı da oldukça önemlidir. (yaş ilerledikçe iyileşme gecikir.)
Enfeksiyonlar :
Derinin üst tabakasının kaybı nedeni ile mikropların üremesi ve enfeksiyon oluşturması çok kolay olmaktadır. Yaralardan sızan doku sıvıları (serum) mikropların üremesi için çok uygun ortamlar yaratmaktadır.
EB hastalarında mikroplara karşı savunma sistemlerinde (immunolojik sistemler) de bir ölçüde yetersizlik ve yetmezlikler gelişmiş olabilir. Bu nedenle derideki enfeksiyonlar zor iyileşir, tedavilere daha az cevap verebilir, dirençli mikroplarla enfeksiyonlar görülebilir, enfeksiyonlar hızla deriye veya kana yayılabilir. Hastalarda derideki mikrop üreyebilecek alanlar temiz tutulmalı, gerekirse topikal (deriye sürülen) antibiyotikler kullanılmalı, yara örtüleri (dressing) kullanılmalıdır.
Tümör - kanser gelişimi :
Uzun süreli yaralarda deri kanseri gelişebilir. Bu tümörler (derinin skuamöz hücreli kanseri) EB li hastalarda daha fazla metastaz (kanserin çevre ve ya uzak dokuya yayılması) riski taşımaktadır.
Ağız ve yemek borusunda oluşan lezyonlar :
Ağız içinde pamukçuk (kandidiazis) gelişebilir. Gelişmemesi için ağız bakımının iyi yapılması, gerekirse salin solüsyonu veya karbonatlı su ile ıslatılmış pamuk veya temiz bezlerle ağız içi bastırılmadan nazikçe temizlenmelidir (mümkünse gargara ve ağız çalkalama yapılabilir.) Diş fırçalama ağızda yeni bül gelişimine neden olabileceğinden dikkatli olunmalı, yumuşak fırça kullanılmalı, diş etleri fırçalanmamalıdır. Bazen pamukçuk için ilaç tedavisi gerekebilir . Ağız ve diş bakımı için sık diş muayenesi gereklidir.
Yutma güçlüğü ve diğer şikayetler için cerrahi ve ya ilaç tedavileri kullanılabilir. Fenitoin veya steroid (kortizonlu) ilaçlar azaltabilir.
Göz lezyonları :
Tekrarlayan göz kapağı, göz kapağı içi (konjonktiva), kirpik enfeksiyonları olabilir. Bu enfeksiyonlar göz kapaklarının dışa dönmesine ve sertleşmesine (ektropiyon) yol açabilir. Göz nemlendiriciler, göz damlaları faydalı olabilir. Bazı hallerde cerrahi (plastik - estetik) tedavi gerekebilir. Göz korneasında ülserler gelişebilir. Antibiyotik merhemler ve sikloplejik ilaçlar kullanılabilir. Göz yaşı kanalları tıkanabilir.
Beslenme :
Hastaların kalori ve protein ihtiyacı artmıştır.
Hastaların bakımı ve izlenmesi:
Yaygın bülleri olan hastalar hastanelerde tedavi edilebilmektedir. Yaraların temizliği ve yara üzerindeki hastalıklı artık deri ve doku artıklarının temizlenmesi (debridman) hastanelerdeki ilk yapılan uygulamalardır. Hastalar bazen vazelinli gazlı bezler ile tamamen sarılabilirler. Antiseptik banyolar tedavide yardımcı bir uygulamadır.
Hastane dışında ailenin evde yapacağı uygulamalar konusunda eğitimi çok önemlidir. Hasta yakınları yara bakımı, enfeksiyon kontrolü, hastanın beslenmesi ve fiziksel tedaviler konusunda eğitilmelidir. Uygulanacak ilaç ve uygulamalar konusunda (gazlı bez sarılması, dressing kullanımı, vazelinli sargılar, antiseptik, banyolar, antibiyotik krem - merhemler) hasta yakınlarının hepsi eğitilmelidir. Bu uygulamaları yapabilecek eğitilmiş sağlık personeli mevcut olmakla birlikte her zaman mümkün olmamaktadır.
Hastaların sert zeminlerde yatmaması, oturmaması gerekmektedir. Sert giysiler, sıkı lastikli ve dar giysiler bül gelişimini artırabilir. Çarpma ve vurmalara karşı hastaların korunması ve çevrenin bu korunmalara uygun olarak düzenlenmesi önemlidir. Yiyeceklerin posalı ve yumuşak olması ağız ve yemek borusunda gelişebilecek büllerden sakınmak için önemlidir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
HALİL KARADAŞ
526 gün önce
Mrb benim ayaklarımda bu hastalık var ama benim büller Nisan ayında başlıyor Kasım ayında yavaşça kayboluyor acaba farkli bir şey mi
0 0
GENETİK Kategorisindeki Diğer Haberler
Krabbe hastalığı enzim, krabbe hastalığı tanı, krabbe pdf, krabbe nedir, kr..
MTHFR mutasyon testi nedir ? MTHFR C677T ve A1298C, MTHFR genetik testi, He..
Faktör V Leiden nedir? Faktör V Leiden trombofili, Faktör V Leiden mutasyon..


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=